ARAGORN
Aragorn II, Arnor'un Dúnedain kabile şefidir. Yüzük Savaşında Aragorn II, Dúnedain'in onaltıncı ve son kabile şefiydi. Üçüncü Çağın 2931. yılında doğmuş ve Rivendell'de Yarı-Elf Elrond tarafından yetiştirilmişti. Aragorn yirmi yaşındayken, Elrond'un kızı Arwen ile karşılaştı ve birbirlerine aşık oldular. Fakat Elrond, Aragorn, Arnor ve Gondor krallıklarının tanınmış kralı olarak tahta çıkana dek bu evliliğe izin vermeyeceğini açıkladı. Bu amaca ulaşmak için Aragorn dağlarda dolaşarak, Özgür İnsanların hakları için savaştı. Pek çok değişik isimle tanınıyordu: Bunların arasında Thengel, Ecthelion, Thorongil, Elftaşı (Elfstone), Elessar ve Gezgin (Strider) sayılabilir. Bir Dúnedain efendisi olarak Aragorn, diğer insanların üç katı uzunluğunda bir hayat ile ödüllendirilmişti. 2956 yılında Büyücü Gandalf ile karşılaştı ve ikili dost ve müttefik haline geldiler. 3018 yılında Bree'ye gelen Aragorn, Yüzük Taşıyıcısı Hobbit Frodo Baggins ile karşılaştı ve Rivendell'de Yüzük Kardeşliğinin bir üyesi haline geldi. Gandalf'ın Moria'da Balrog ile yaptığı savaşta yitip gitmesinin ardından Aragorn, Kardeşliğin lideri oldu. Yüzük Savaşında Boynuz Kalesinde (Hornburg) Saruman'ın ordusunun ortadan kaldırılmasında önemli rol oynadı. Dunharrow'un Ölü İnsanlarına önderlik ederek Pelargir'deki donanmayı ele geçirdi. Pelennor Düzlükleri Savaşına yanında yeni müttefikler ile katılması Gondor'u kurtardı ve Mordor'un Kara Kapısı önünde Batı Ordusunu komuta etti. Savaştan sonra Aragorn, Kral Elessar (Elfstone), adıyla Yeniden Birleşen Krallığın tahtına çıktı ve Arwen ile evlendi. Hükümdarlığında geçen bir sonraki yüzyılda krallığını, Orta Dünyanın Batı topraklarının çoğunu hükümranlığına alarak genişletti. Arwen'den bir kaç kızı ile Elderion isimli bir oğlu oldu. Dördüncü Çağın 120. yılında Aragorn'un ölümünden sonra tahta çıkan oğlunun hükümdarlığı da uzun ve mutlu oldu.
ARWEN
Arwen, Rivendell'in Elf prensesi, Yarı-Elf Elrond ile Kraliçe Celebrian'ın kızıdır. Güneşin Üçüncü Çağının 241. yılında doğan Arwen, döneminin en güzel kızı olarak kabul ediliyordu. Elflerce Akşam Yıldızı olarak biliniyor ve İnsanlar tarafından Undómiel ya da "akşam kızı" adıyla tanınıyordu. Neredeyse üç bin yıl boyunca Rivendell ve Lothlórien'de yaşadı. 2951 yılında Dúnedain krallıklarının veliahtı Aragorn ile karşılaştı ve ona aşık oldu. 2980 yılında sözlendiler fakat Elrond, Aragorn tahta çıkana dek bu evliliği yasakladı. Aragorn'un Yüzük Savaşında yaptıkları, Elrond'un bu şartının yerine getirilmesini sağladı ve Arwen Aragorn'un kraliçesi oldu. Bu Arwen için çok cesur bir seçimdi çünkü evliliği ile tüm ölümlülerin ortak kaderini paylaşmayı da kabul ediyordu. Aragorn'a bir kaç kız ile bir oğlu doğurdu ve Aragorn'un Dördüncü Çağın 120. yılındaki ölümüne dek, mutlu ve güzel bir hayat sürdüler. Aragorn'un ölümünü izleyen yıl Arwen, Lothlórien'e giderek, Aragorn ile sözlendikleri Cerin Amroth'da ölmeyi seçti.
ELENDIL
Arnor ve Gondor'un Dúnedain kralıdır. Elendil, Andúnie'den Númenórean bir prensti. İkinci Çağın 3319 yılında Númenór'un Yıkılışından sonra Elendil ve oğulları Isıldur ve Anárion, dokuz gemi ile Orta Dünyaya gelerek, Orta Dünyadaki Dúnedain krallıklarını kurdular. Uzun Elendil, kuzeydeki Arnor krallığında yaşamayı tercih etti ve Arnor ile Gondor'un ilk Yüksek Kralı ünvanını aldı; oğulları ise güneydeki Gondor krallığında yaşadılar. İkinci Çağın 3429 yılında Sauron, Dúnedain topraklarına saldırdı. Bunu izleyen yıl içerisinde Elfler ve İnsanlar Arasındaki Son Müttefikliği oluşturuldu. Orta Dünyadaki Elflerin son Yüksek Kralı Gil-Galad, Elendil'in Dúnedainleri ile işbirliği yaptı. 3434 yılındaki Dagorlad Savaşında Sauron'un ordusu yenildi fakat Yüzüklerin Efendisi Mordor'a kaçtı. Bunu izleyen ve yedi yıl süren kuşatma sırasında Anárion öldü. Elendil ve Gil-Galad, Karanlık Kule önünde yapılan son düelloda Sauron'u yenmeyi başardılarsa da, kendileri de aynı çarpışmada öldüler. Babasının kırık kılıcı Narsil ile Sauron'un elinden Tek Yüzüğü kesip almak ise, Isildur'a düştü.
FRODO BAGGINS
Frodo Baggins, Shire'lı bir Hobbit ve Yüzük Taşıyıcısıdır. Üçüncü Çağın 2968. yılında doğan Frodo, Drogo Baggins ile Primula Brandybuck'ın oğludur. Çocukluğunda yetim kalan Frodo, kuzeni Çıkın Çıkmazında yaşayan Bilbo Baggins tarafından evlat edinilmiştir. Bir Hobbit için pek maceracı olan Frodo, aynı zamanda çok iyi bir eğitim almıştı ve hem bir şarkı yazarı hem de Elf gelenekleri ile dili konusunda uzmandı. 3001 yılında Bilbo gizemli bir biçimde Shire'ı terk ettiğinde, Çıkın Çıkmazı ile birlikte Tek Yüzük de Frodo'ya miras kaldı. 3018 yılında Büyücü Gandalf yeniden ortaya çıkarak Frodo'yu Yüzük Seferine yolladı; önce Rivendell'e gelen Frodo ve arkadaşları burada oluşturulan Yüzük Kardeşliğine katıldılar. Frodo bu yolculuğun pek çok tehlikesi ve kötülüğünden kılpayı da olsa kurtulmayı başararak, Tek Yüzüğü Kıyamet Dağının ateşlerinde yoketti. Böylece Frodo, Yüzük Savaşını sona erdirmiş oldu. Savaştan sonra Çıkın Çıkmazına döndüyse de, Sefer sırasında aldığı zehirli yaralar ile psikolojik travmalar etkisini göstermeye başladı. 3021 yılında Yüzük Koruyucularının Son Seferine katılan Frodo, bir Elf gemisine binerek Ölümsüz Topraklara doğru yola çıktı.
GANDALF
Gandalf, bir Istari ya da Orta Dünya Büyücüsüdür. Ölümsüz Topraklarda Gandalf, Olórin adlı bir Maia ruhuydu ve Rüyaların Efendisi Lórien'İn bahçelerinde yaşıyor ve sık sık Merhametli Nienna'yı ziyaret ediyordu. Güneşin Üçüncü Çağının 1000. yılında Istari ya da Orta Dünya'ya gönderilen Büyücülerden biri olmak üzere seçildi. Batı dillerinde Gri Gandalf, Elf dilinde Mithrandir ya da "gri gezgin", Cüce dilinde Tharkûn ve Harad dilinde de Incánus adıyla tanınıyordu. Dış görünüşü, büyük bir pelerin ile sivri uçlu bir şapka giymiş ve elinde bir asa taşıyan, sakallı yaşlı bir adam biçimindeydi. Gri Limana vardığında Círdan ona, Narya ya da "ateş yüzüğü"nü verdi. İki bin yıldan uzun bir süre boyunca Gandalf, Orta Dünyada etkisini arttıran kötü güçler ile savaştı. 2941 yılında, Ejderha Smaug'un öldürülmesiyle sonuçlanan Yalnız Dağ Seferinin ilham kaynağı oldu. Bu sefer sırasında Gandalf Glamdring adlı kılıcı, Bilbo Baggins ise Tek Yüzüğü buldu. 3018 yılında Frodo Baggins'in yanına gelen Gandalf, Yüzük Seferini başlattı. Rivendell'de Yüzük Kardeşliğinin lideri olarak seçildi ve Kardeşliği pek çok tehlikeden kurtararak yollarına devam etmelerini sağladı. Bu sırada Khazad-dûm Köprüsü Savaşında, Moria'nın Balrog'u ile yaptığı ölümcül mücadelede kayboldu. Fakat Büyücünün ruhu, hiç bir silahtan zarar görmeyen ve ışık saçan Beyaz Gandalf olarak dirildi. Yüzük Savaşında, Gölgeyele (Shadowfax) adlı atını süren Beyaz Gandalf her yerdeydi: Rohan Kralı Théoden'in ilham kaynağı, Isengrad'da Saruman'ın sonunun hazırlayıcısı ve Minas Tirith kapılarında Cadı Kralın durdurucusu hep o oldu. Yüzük Taşıyıcısı Tek Yüzüğü yokederken, Gandalf Mordor'un Kara Kapısı önünde Batı Ordusunun komutanları ile birlikteydi. Savaştan sonra Gandalf, Arnor ile Gondor'un yeniden birleşmesini sağladı ve 3021 yılında Yüzük Koruyucularının Son Yolculuğuna katılarak Ölümsüz Topraklara döndü.
GIMLI
Gimli, Ereborlu bir Cücedir. Üçüncü Çağın 2876. yılında Mavi Dağlarda doğan Gimli, Ejderha Smaug'un ölümünen sonra 2941 yılında Erebor'a yerleşti. Gimli'nin babası Glóin, Cüce Thorin'in Yol Arkadaşlarından biriydi. 3018 yılında Gimli babası ile birlikte Rivendell'e gitti ve Yüzük Kardeşliği üyeliğine seçildi. Gimli, Elfler ile dost olan nadir Cücelerdendi. Gerçekten de Lothlórien'e gidişinden sonra Elf Kraliçesi Galadriel'in hatırasına sadık kalarak yanında hep saçından bir tutam taşıdı. En yakın arkadaşı, bir Sindar Elfi olan Legolas idi. Gimli, Boynuz Kalesi (Hornburg) ve Pelennor Düzlükleri savaşlarında ve Mordor'un Kara Kapısında cesurca dövüştü. Savaştan sonra Gimli, Helm's Deep altında bulunan Parıldayan Mağaraların Lordu oldu. Dördüncü Çağın 120. yılında Aragorn'un ölümüne dek Mağaraların Lordluğunu sürdürdü fakat bu olayın ardından arkadaşı Legolas'a katılarak bir Elf gemisi ile Ölümsüz Topraklara doğru yola çıktı.
GOLLUM
Gollum, küçük bir hayalet ve eski bir Hobbittir. Gollum bir zamanlar, Anduin Vadilerindeki Gladden Düzlüklerinde doğmuş olan Sméagol adlı bir Stoor Hobbitiydi. Üçüncü Çağın 2463. yılında Sméagol'un kuzeni Déagol balık tutarken Tek Yüzüğü buldu ve onu hemen öldüren Sméagol Yüzüğü ele geçirdi. Yüzüğün gücü Sméagol'un yaşam süresini uzattıysa da, onu tanınmaz hale getirdi. Bundan sonra konuşurken çıkardığı çirkin, mideden gelen sesler yüzünden Gollum adıyla tanındı. Işıktan korkan hayaletimsi bir yaratık haline geldi ve pis cinayetler işleyerek ve kirli etler yiyerek yaşadı. Yalnızca derin mağaraların karanlık yeraltı göllerinde huzur buldu. Derisi tüysüz, kara renkli ve nemli, bedeni ise zayıf ve kemikli bir hal aldı. Başı bir kafatasına benzedi, gözleri ise bir balığınkiler gibi yuvalarından fırladı. Dişleri Orclarınki gibi uzadı ve Hobbit ayakları düzleşerek perdeli hale geldi. Neredeyse beş yüz yıl boyunca Gollum, Sisli Dağların altındaki mağaralarda gizlenerek yaşadı.Daha sonra 2941 yılında Gollum'un mağarasına bir kader ziyareti yapan Bilbo Baggins, Tek Yüzüğü ele geçirdi. 3019 yılında Gollum sonunda yeni Yüzük Taşıyıcısı Frodo Baggins'i yakaladı fakat yenemedi. Bir süre için Frodo Gollum'u evcilleştirmiş gibi göründüyse de, Gollum ihanetlerinden vazgeçmedi.Böylece son dakikada, iyi Frodo bile Kıyamet Dağında Yüzüğün gücünün etkisine girdiği sırada Gollum, Kıyamet Yarıklarının kenarında Yüzük Taşıyıcısına saldırdı. Tüm kötü gücünü bir araya toplayarak, Frodo'nun parmağını ısırıp kopardı ve Yüzüğü ele geçirdi fakat tam da bu zafer anında dengesini kaybederek değerli ganimeti ile birlikte Yeryüzünün ateşli karnına düşerek yokoldu.
LEGOLAS
Legolas, Ağaçlık Bölgenin Elf prensidir. (Adı "yeşil yaprak" anlamına gelen) Legolas, Kuzey Karanlık Ormanın Ağaçlık Bölgesinin Sindar Elf Kralı Thranduil'in oğludur. Güneşin Üçüncü Çağının 3019. yılında Legolas, Yüzük Kardeşliğinin bir üyesi haline geldi. Keskin Elf gözleri, ormanlık alanlardan edindiği deneyimleri ve ölümcül yayı ile, Kerdeşliğe maceralarında büyük destek oldu. Boromir'in ölümü ve Kardeşliğin bozulmasından sonra Legolas, Cüce Gimli ve Aragorn ile birlikte Boynuz Kalesi (Hornburg) Savaşına katıldı. Bu üçlü, Ölülerin Geçitlerinden geçerek Pelargir'deki Korsan gemilerini ele geçirdiler ve gemilerle Pelennor Düzlükleri Savaşına katıldılar. Savaştan sonra Legolas, Ithilien'de bir Ormanlık Bölge Elfleri kolonisi kurdu. Dördüncü Çağın 120. yılında Aragorn'un ölümünün ardından Legolas, arkadaşı Cüce Gimli ile birlikte Ölümsüz Topraklara doğru yelken açtı.
SAURON
Sauron, bir Maia ruhu ve Yüzüklerin Efendisidir. Bir zamanlar Demirci Aulë'nin Maia ruhlarından biri olan ve adı "nefret edilip aşağılanan" anlamına gelen Sauron, Karanlıkların Efendisi Melkor'un başkomutanı olmuştur. Karanlıkların Çağlarında Melkor Utumno'yu yönetirken ve Yıldızların Çağlarında Melkor Valar'ın elinde zincire vurulmuşken Sauron Angband'daki kötülükler ülkesinin başındaydı. Beleriand Savaşlarında, Güneşin İlk Çağının sonunda efendisi Melkor Boşluğa atılana dek ona hizmet etti. İkinci Çağın beşinci yüzyılında Annatar ya da "hediyeler veren" biçiminde Orta Dünyada yeniden ortaya çıktı. 1500 yılında Eregionlu Elf Kuyumcularını kandırarak, Güç Yüzüklerini yapmalarını sağladı. Daha sonra Tek Yüzüğü yaparak Yüzüklerin Efendisi haline geldi. 1693'ten 1700'e dek süren Sauron ile Elfler Arasındaki Savaşta Eregion'u yakıp yıktı ve Elfleri tamamen yoketmesini yardımlarına gelen Númenóreanlar önledi. Bunu izleyen 1500 yıl boyunca Sauron Mordor'daki gücünü arttırdı ve Doğu ve Güney İnsanlarını boyundurluğuna aldı. Sonunda 3262 yılında Númenóreanlar onunla savaşmaya geldiler ve güçlerinin büyüklüğünü gören Sauron teslim oldu. Onları askeri saldırılarla yenemeyeceğini anlayarak, bunun yerine onları kötülüğe çekmeyi tercih etti. Bu amacında o kadar başarılı oldu ki, sonunda Númenor tamamen ortadan kaldırıldı. Bu felaket sırasında Sauron'un da dış biçimi yokoldu. Fakat ruhu Mordor'a kaçtı ve Tek Yüzüğün gücü sayesinde Yüzüklerin Efendisi, yani yanmış kara derisi üzerine kara bir zırh giyen ve korkunç, öfke dolu gözleri olan ürkütücü bir savaşçı haline geldi. Fakat İkinci Çağın sonunda, Elfler ile İnsanlar Arasındaki Son Bağdaşıklık Savaşının ardından Tek Yüzük kesilerek elinden alındığında bu biçimi de yokoldu. Ama Tek Yüzük yokedilmediğinden Sauron'un ruhu yeniden güç kazanabildi. Üçüncü Çağın 1000. yılında büyük ve kapaksız tek bir göz biçiminde ortaya çıktı. Dev bir kedininkini andıran bu göz, öfkeyle dolu, alevlerle taçlandırılmış ve karanlıkla çevrelenmişti. Neredeyse iki bin yıl boyunca Sauron Karanlık Ormanda saklandı ve Dol Guldur'un Büyücüsü olarak tanındı; bu arada emrindeki Yüzük Ruhları, Orclar ve barbar krallarını, Dúnedain ile yandaşları üzerine yolladı. 2941 yılında Mordor'a dönerek Karanlık Kule'yi yeniden inşa etmeye başladı. Fakat işin Sauron açısından üzücü tarafı, bunun aynı zamanda Tek Yüzüğün Hobbit Bilbo Baggins tarafından bulunduğu yıl olmasıydı. Sauron açısından daha da üzücü başka bir olay ise, 3018 yılında Yüzük Savaşını başlatmasından bir kaç ay kadar önce Frodo Baggins'in Yüzük Seferine başlayarak, sonunda Tek Yüzüğü Kıyamet Dağının ateşlerinde yoketmesi oldu. Sauron, bir kez daha fakat bu sefer geri dönmemek üzere gölgelere karıştı. Ruhu bir daha hiç bir zaman ortaya çıkamadı..
Yazar: Erchamion Moriyondo
Yazarın yeni sitede üyeliği olmadığından,sadece alta not olarak ismi eklenmiştir. Eserin sahibi siteye üye olduğu zaman, yazar bilgileri eklenecektir. Eserin sahibi üyeliğini aktif ettiği anda lütfen Eru ile site içinden temasa geçsin.




